Korkular, fobiler ve panik bozuklukları

Korku ve panik bozuklukları ile fobileri Hamburg`da hipnoz terapisi ile başarılı bir biçimde tedavi etmek.

Tehlike durumlarında, korku hayati bir öneme sahip olan bir koruma mekanizmasıdır. Daha yüksek bir dikkat ve konsantrasyon sağlayarak, aslında korku bizi tehlikeler konusunda uyarmak istiyor. Korku, limbik sistemdeki bir histir ve bu da beyinin bilinçli bir biçimde kontrol edilemeyen bir bölümüdür. Bu yüzden konvansiyonel terapiler çok zor etki göstermektedir.

Bazı durumlarda ise bu kontrol programı kontrolden çıkabilmektedir. Böyle bir durumda, artık gerçeklik ile uyumlu olmayan şekilde korkular gelişebilir ve bunlar da çok aşırı bir biçimde hissedilebilir. Korkular, artık etkilenen kişiler tarafından kontrol edilemez durumdadır. Böyle bir durumda ise, söz konusu bu “program” değiştirilmek zorundadır. Bozukluk, kendini hem psikolojik hem de fiziksel düzeyde göstermektedir.

Korkunun fiziksel olarak dışa vurum şekilleri aslında vücudu bir tehlike durumunda savaşmaya ve kaçmaya hazırlaması gereken doğal süreçlerdir: böyle bir durumda kalp çarpıntısı, kaslardaki kan dolaşımının daha iyi sağlanması için ve hızlı nefes alıp verme işlemi de kandaki oksijen seviyesini arttırmak için devreye sokulur. Bir anksiyete bozukluğunda ise söz konusu bu savaşma veya kaçma reaksiyonunun tetiklenmesi sebepsiz biçimde veya aşırı biçimde gerçekleşmektedir.

Anksiyete bozuklukları, zaman geçtikçe depresyona sebebiyet verebilir ve bu yüzden de anksiyete bozukluklarının erkenden tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.

Anksiyete bozukluklarının gelişiminde birden çok psikiyatrik faktör etkilidir. Travmatik çocukluk deneyimleri (örn. fiziksel veya duygusal şiddet, cinsel istismar) veya uzun süreli ve stres açısından yoğun deneyimler de bir anksiyete bozukluğunun gelişiminde risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Öğrenme teorisine göre, olumsuz öğrenme deneyimleri korkuların oluşumunda ve devam etmesinde bir rol oynamaktadır. Korkuları tetikleyen durumların ortadan kaldırılmasıyla, hastalar korkularının sebepsiz olduğuna dair pozitif öğrenme deneyimini tecrübe etmelerini ellerinden almaktadırlar.

Bu amaç doğrultusunda da hipnoz tedavisi özellikle uygundur, zira trans durumunda bilincin alt tabakalarına erişim, yani sorunun ana kaynağına ulaşmak mümkün olmaktadır.

Bu direkt erişim sayesinde sebepler hedeflenmiş bir biçimde ele alınabilir, işlenebilir ve ortadan kaldırılabilir. Bu amaç doğrultusunda da hipnoterapi ile diğer birçok konvansiyonel terapi metotlarına göre daha hızlı sonuçlar elde etmek mümkündür.

Anksiyete bozukluklarının tedavisinde, regresif ve ortaya çıkarıcı kısa süreli tedavi metodunu kullanıyorum ve bu yöntemi de kognitif davranış tedavisiyle kombine ediyorum.

Anksiyete bozukluğunun semptomları nelerdir?

Kalp çarpıntısı, kalp atışının hızlanması, baş dönmesi, terlemeler, titremeler, ağız kuruluğu, ateş basması, konuşma zorlukları ve buna eşlik eden nefes alıp verme sorunları, daralma hissi, göğüste ağrı, mide bulantısı, kusma, ishal, bilinç bozuklukları, örn. delirecekmiş gibi hissetmek, bazı şeylerin gerçek olmadığı hissine kapılmak veya kendisinin bile “gerçekte var olmadığını” hissetmek, kendi düşünceleri üzerinde artık kontrol sahibi olmadığı hissine kapılmak, sersemlik veya ölüm korkusu. Anksiyete bozukluğu olan dört hastadan biri kronik ağrılardan şikayetçi.

Fobi nedir?

Fobiler, tetikleyicileri olan spesifik korkulardır. Örn. örümcekler veya insan toplulukları, düğmeler veya dar odalar. Fobilerin çok çeşitli çehreleri vardır.

Günlük hayatı neredeyse hiç etkilemeyen ve hızlıca tedavi edilebilir olan “basit fobiler” ile günlük hayatı oldukça etkileyen “kompleks fobiler arasında” bir ayrım yapmaktayız, örn. bir sosyal fobi nedeniyle hasta evden çıkamaz durumdaysa. Veya başka sorunları, örn. ilişki sorunlarını gölgeleyen “saklı fobiler”.

Tedavi ne kadar sürüyor?

Bir tedavinin toplam kapsamının ne olacağı ilgili vakaya ve kişisel özelliklere bağlıdır. Fakat genel olarak hipnoz terapisindeki tedavi süresi birçok diğer terapi metotlarına kıyasla belirgin bir biçimde daha kısadır. Terapinin kapsamı çoğu kez sadece birkaç seansla sınırlı kalmaktadır. Bazı hastalarda ise, bir veya iki seans sonrasında belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Diğer vakalarda ise biraz daha fazla zamana ihtiyaç duyulmaktadır. Hipnoz, kısa süreli bir terapi metodudur.

Korkularınız, bir fobiniz veya bir panik bozukluğunuz mu var? Size memnuniyetle sebepleri tespit etmek için destek olarak çözüm önerilerinde ve tedavi çeşitlerini değerlendirmede yardımcı olabilirim.

Yorum Yaz

Chat öffnen
Bize Ulaşın
Powered by